BOŞANMA DAVASINDA NAFAKA

BOŞANMA DAVASINDA NAFAKA
 

Nafaka kanundan kaynaklanan ve eşlerden birisinin diğer tarafa ya da müşterek çocuk için ödemesi gerekli paradır. Boşanma sırasında mahkemece bakım ve ihtiyacı bulunan tarafa ödenmesi için nafakaya hükmedilmektedir. Boşanma davası görülürken tarafların isteyebileceği üç tür nafaka bulunmaktadır. Bunlar tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakasıdır. Makalemizde nafaka nedir, nafaka ne kadar alınır, süresiz nafaka hesaplama nasıl olur konuları üzerinde durulacaktır.
Nafaka kural olarak boşanma nedeniyle istenebilmektedir. Ancak, ortak yaşama ara verilmesi halinde de nafaka istenebilmektedir. Bu durumda ortak yaşama eşlerden hangisi tarafından ara verildiği ve haklı bir neden bulunup bulunmadığı dikkate alınmaktadır.
 
1. Tedbir nafakası kime verilir ve koşulları nelerdir
Boşanma davasının açılması üzerine, maddi güçsüzlük içine girecek ve geçimini sağlayamayacak taraf lehinde ya da geçici velayet altındaki çocuk lehinde tedbir nafakasına hükmedilir. Mahkeme karar verirken, boşanma davasını hangi tarafın açtığına, boşanmada kusurunun bulunup bulunmadığına bakılmamaktadır.  Boşanma davasını açan tarafın erkek ya da kadın olmasına da bakılmamaktadır. Yalnızca maddi durumuna bakılarak bu nafakaya hükmedilmektedir. Dolayısıyla, boşanmaya konu olaylarda kusuru daha ağır olsa dahi, kusurlu eşe boşanma davasının devamı boyunca tedbir nafakası verilebilecektir.
Tedbir nafakası hâkim tarafından kendiliğinden ya da davanın görüldüğü sırada taraflardan birisinin istemesi halinde verilmektedir. Bu nafakanın hangi aşamada istendiğine bakılmaksızın, dava açılma tarihi itibariyle ödenmesi yönünde bir karar verilecek ve boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam edecektir. Tedbir nafakası, yalnızca boşanma davasının devam ettiği süre boyunca ödenebilmektedir. Bu nedenle, bu nafaka, boşanma davası devam ederken, yani boşanma kararının kesinleşmesine kadarki süreçte, maddi yönden ihtiyacı bulunan tarafa verilmelidir.
Boşanma kararının kesinleşmesine kadar tedbir nafakası verilmekte, kararın kesinleşmesi üzerine bu nafakanın ismi değiştirmektedir. Örneğin, reşit olmayan çocuk lehinde dava sırasında verilen tedbir nafakası, boşanma kararı kesinleştiğinde iştirak nafakası olarak devam edecektir.
 
2. Yoksulluk nafakası nedir, kime verilir
Boşanma nedeniyle yoksulluk yaşayacak tarafın geçimini sağlamak amacıyla diğer taraftan talep edebileceği nafakanın adı, yoksulluk nafakasıdır. Yoksulluk nafakası kural olarak süresiz nafaka olarak verilir. Dolayısıyla bu nafaka türü süresiz nafaka olarak istenebilmekte ve kusuru daha ağır olmayan tarafa verilmektedir. Dolayısıyla boşanmaya konu olaylarda daha kusurlu taraf, boşanma nedeniyle yoksullaşsa dahi yoksulluk nafakası isteyememektedir.
Evlilikleri devam ederken eşlerin kendi aralarında dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğü bulunmaktadır. Evlilik birliğinin sona ermesinin ardından da eşlerin bu yükümlülüğü yoksulluk nafakası verilerek kısmen de olarak yerine getirilmiş olmaktadır.
Yargıtay’a göre yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi maddi varlığını geliştirebilmesi adına zorunlu ve gerekli görülen giderleri karşılayabilecek gelire sahip olmayan tarafın, yoksul olduğunun kabulü gerekmektedir.
 
3. Yoksulluk nafakası almanın koşulları nelerdir?
Mahkemenin yoksulluk nafakasına hükmedebilmesi için bu nafakanın öncelikle erkek ya da kadın tarafından talep edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla taraflardan birisi boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme tehlikesi olsa da mahkemenin kendiliğinden harekete geçip bu nafakaya hükmedebilmesi mümkün değildir.
Yoksulluk nafakası isteyen tarafın diğer taraf karşısında kusursuz olması ya da daha az kusurunun bulunması gerekmektedir. Bu nedenle, kusuru daha ağır olan taraf yoksulluk nafakası isteyemeyecektir.
Yoksulluk nafakası isteyen tarafın, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme tehlikesi altında olması gerekmektedir. Hâkim yoksulluk nafakasına, talep tarihindeki ekonomik koşullara, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve yaşam tarzına bakarak karar vermelidir.
Bu nafaka süresiz nafaka şeklinde verildiği için nafaka hesaplama yaparken hakimin bazı kriterleri dikkate alması gerekir.  Yoksulluk nafakası verecek tarafın ekonomik gücüyle orantılı bir nafaka belirlenmelidir. Buna göre, nafaka ödeyecek taraf, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecekse, bu durum, nafaka hesaplama yaparken dikkate alınmalıdır.  Yoksulluk nafakasına, talep tarihindeki ekonomik koşullara, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve yaşam tarzına bakarak karar verilir.
Yoksulluğa düşme tehlikesi belirlenirken her somut olay kendi içerisinde değerlendirilmelidir. Yargıtay’a göre asgari ücret kadar geliri bulunanların yoksul olmayacağı söylenemeyecektir.  Boşanma sonrası yoksulluk nafakası alan tarafın asgari ücretli bir işte çalışması bu nafakanın kesilmesini gerektirmemektedir. Ancak Yüksek Mahkemeye göre davalının kamu personeli olmasından dolayı yoksulluk tehlikesi altında kalmayacağı kabul edilmelidir.
Anlaşmalı boşanmalarda, yoksulluk nafakasından feragat eden taraf, boşanmanın ardından yeni bir dava açacak bu nafakayı talep edemeyecektir. Çünkü bu nafakanın, boşanmadan dolayı yoksulluk içine girecek eş tarafından istenebilmesi mümkündür. Bu nafakayı istemediğini anlaşmalı boşanma sözleşmesinde belirtmişse, artık isteyemeyecektir.
 
4. Yoksulluk nafakası ne zaman talep edilir ve ödenmeye başlanır
Bu nafaka, boşanma davasının görüldüğü sırada ya da davanın sona ermesinden sonra ayrı bir dava açılmasıyla istenebilmektedir. Bu nafaka, boşanma davasından sonra istenecekse, boşanma kararının kesinleşmesinin ardından, 1 yıl içinde istenmelidir. Aksi halde, yoksulluk nafakası zamanaşımına uğrayacaktır. Bu, nafakasının ödenmesine, mahkemece verilen kararın kesinleşmesiyle başlanmalıdır.
 
5. Yoksulluk nafakası ne zaman sona erer?
Yoksulluk nafakası süresiz olarak istenebilir. Ancak, nafaka verilen evlenirse ya da ölürse kendiliğinden sona ermektedir. Nafaka alanın yoksulluğu ortadan kalkınca, başkasıyla resmi nikah kıymadan evli gibi birlikte yaşadığında ya da haysiyetsiz bir yaşam sürmesi halinde mahkeme tarafından kaldırılabilecektir.
Yoksulluk nafakasının arttırılması yönünde bir dava açılabilmektedir. Bu davada, iddia ve savunmalar alınır, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak nafakanın arttırılıp arttırılmayacağına karar verilmelidir.  Yargıtay bu davada, nafaka alanın ihtiyaçlarına ve nafaka verenin gelirine göre bir değerlendirme yapılmasını, nafakanın belirlendiği dönem dikkate alınarak olağanüstü bir değişikliğin olmaması halinde, nafakanın ÜFE oranında arttırılması gerektiğini belirtmektedir. Yüksek Mahkemeye göre bu değerlendirme sonucunda nafaka tayin edilirken taraflar arasındaki denge korunmalıdır.
Nafakayı alanın ekonomik durumu değişirse yahut hakkaniyet gereğince nafakanın kaldırılması, azaltılması veya arttırılması mümkündür. Bunun için nafaka miktarı, malvarlığı ve gelirinde azalmaya neden olmuşsa veya hangi ölçüde etki gösterdiğine bakılarak denge kurulmaya çalışılır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, nafaka verenin, kendi kusuruyla yoksulluğa düşecekse, nafakanın indirilmesi talebi reddedilmelidir. Yüksek Mahkeme, emekliliği nedeniyle mali durumu kötüleşen tarafın, yoksulluk nafakası ödemeye devam edeceğini, ancak duruma göre nafakanın artırılması ya da azaltılmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmektedir.
 
6. İştirak nafakası kime verilir, koşulları nelerdir?
Boşanma davası devam ederken ve boşanma kararı kesinleştiğinde çocukların velayeti düzenlenmektedir. Evlilik birliği devam ederken ebeveynin yükümlü olduğu ve çocuk üzerindeki bakım ve yetiştirilmesine özen borcu, boşanma sırasında ve sonrasında da devam etmektedir.  Bu yükümlülüğün bir yansıması olarak iştirak nafakasına hükmedilir. İştirak nafakasını, velayet kendisine bırakılmayan taraf verir ve eşlerin kusurlu olup olmaması önemli değildir.
Evlilik birliği süresince ve boşanmanın ardından ortada kalan çocuk için iştirak nafakasına hükmedilir. Bu nafaka, çocuğun bakım, eğitim ve korunması adına gerekli giderleri karşılaması için verilir. Nafaka kendisine verilmeyen taraf, çocuğun giderlerine iştirak nafakası ödeyerek katılmaktadır.
Anlaşmalı boşanma dilekçesinde iştirak nafakası talep edilmemişse, daha sonra nafaka için talepte bulunulabilecektir. Çünkü iştirak nafakası, çocuğun menfaatini ilgilendiren bir nafakadır. Protokolde belirtilen iştirak nafakası miktarının daha sonra arttırılması yönünde bir dava açılabilecektir.
 
7. İştirak nafakası ne zaman talep edilir ve ödenmelidir?
İştirak nafakası, tarafların reşit olmayan çocuğuna, onun ihtiyaçları dikkate alınarak verilir. Nafaka, çocuğun reşit olmasıyla kendiliğinden sona erecektir. Buna göre çocuğun evlenmesi ya da mahkemece ergin kılınması ile de kendiliğinden sona erecektir. Dolayısıyla, çocuk reşit olduktan sonraki iştirak nafakasının kaldırılma talebi halinde, mahkeme tarafından “bu konuda karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmelidir.
İştirak nafakası, boşanma davasına başvururken, dava görülürken ya da dava bittikten sonra istenebilir. İştirak nafakası, boşanma davasına başvururken talep edilirse, boşanma kararı kesinleşince verilmeye başlanmaktadır. Boşanma kararının kesinleşmesine kadar reşit olmayan çocuk lehinde dava sırasında verilen tedbir nafakası, boşanma kararı kesinleştiğinde iştirak nafakası olarak devam edecektir.
Nafaka, boşanma davası bittikten sonra ayrı bir davayla istenirse, dava tarihi itibariyle aylık olarak peşin ödenmelidir. Ancak, çocuğun reşit olmasına kadar bu nafakanın istenebilmesi mümkündür. Çocuk reşit olduktan sonra ise eğitimine devam etmesi halinde, anne babanın çocuğa bakmakla yükümlülüğü bulunmaktadır. Buna göre çocuk anne babasından dava yoluyla yardım nafakası isteyebilecektir. Çünkü, ebeveynin durum ve koşullar dikkate alınarak kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimin sona ermesine kadar, çocuğa bakma ödevleri bulunmaktadır.
Anlaşmalı boşanmalarda, protokolde, nafakanın miktarı belirtilerek istenebilir. Anlaşmalı boşanma halinde protokolde iştirak nafakası istenmemişse, dava sırasında ya da karar kesinleştikten sonra da istenebilir.
Tarafların durumları değiştiğinde nafaka miktarının değiştirilmesi ya da kaldırılması talep edilebilir. Bu yönde bir talep yoksa mahkeme tarafından kendiliğinden nafakanın arttırılması, azaltılması ya da kaldırılmasına karar verilemez.
 
8. Boşanma davasında nafaka talepleri hangi mahkemeye yapılır
Boşanma davası eşlerin birisinin yerleşim yeri ya da son 6 aydır birlikte oturdukları aile mahkemesinde görülür. Bu nedenle, boşanma kararını veren mahkeme, nafakanın türüne göre kendiliğinden ya da talep halinde nafakaya hükmedecektir.
 
9. Nafaka kararına karşı itiraz edilebilir mi?
Tedbir nafakasının ara kararla verilmesi nedeniyle bu karara karşı istinaf ya da temyiz yoluna gidilemeyecektir. Bu yöndeki bir itraz, boşanma davasının görüldüğü sırada mahkemeye itiraz dilekçesiyle sunulur.
İştirak nafakası ve yoksulluk nafakasına, boşanma kararıyla birlikte karar verilir. Bu nedenle gerekçeli karar taraflara tebliğ edilince, bu nafakalara itiraz için istinaf yoluna gidilebilecektir.
 
10. Tarafların, nafaka talepleri için avukatla çalışması gerekli mi?
Eşler boşanma davası açtıklarında tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasına ihtiyaç duyabilirler. Tedbir ve iştirak nafakasına, tarafların talebi olmasa da hâkim tarafından kendiliğinden hükmedilebilir. Fakat taraflar açtıkları davalarda bu nafakaları da istediklerini belirtmelidirler. Yoksulluk nafakasının ise ancak tarafların istemesi halinde verilmesi mümkündür. Dolayısıyla taraflar istemedikçe, hâkim kendiliğinden yoksulluk nafakasına hükmedemeyecektir.
Nafaka alanın, nafaka miktarının az olduğu yönünde bir itirazda bulunabileceği kadar, nafaka verenin de ekonomik gücüne nispetle çok fazla nafaka verdiği yönünde bir itirazı olabilir. İtirazın ispatı ve gerekçeye dayandırılması önemlidir.  Kendisine ya da ortak çocuk için nafaka verilmesi istenildiğinde, mahkemeye verilecek dilekçenin avukat tarafından hazırlanması önemlidir.  Bu nedenle, hak kayıplarının yaşanmaması adına bireylerin avukat yardımından istifade etmesi kendi yararına olacaktır. Nafaka taleplerinin hukuksal zeminde ele alınması ve sürecin daha etkili takibi açısından hukuk büromuzda tecrübeli aile hukuku avukatları çalışmalarına devam etmektedir. Bu konuya ilişkin olarak hukuki yardım ihtiyacınızın olması halinde hukuk büromuzla doğrudan irtibat kurulması yeterli olacaktır.


WhatsApp
Hemen Ara