MİRAS SÖZLEŞMESİ

Ölüme bağlı tasarruf, bir kimsenin ölmeden yaptığı iki ya da tek taraflı hukuksal bir işlemdir. Muris bununla, ölümünün ardından mirasçılarına bırakacağı malları üzerinde, tasarruf yapmaktadır. Mirasbırakan, sağlığında tasarruf özgürlüğünün sınırlarında kalmak kaydıyla, mallarının tamamına ya da bir kısmına ilişkin vasiyetname ya da miras sözleşmesi yapabilir. Dolayısıyla, saklı paylı mirasçıların paylarına zarar vermemelidir. Bunun dışında, malları üzerinde istediği gibi her türlü tasarrufu gerçekleştirebilir.  Buna göre muris, saklı paylar haricinde kalan malları için miras sözleşmesi ya da vasiyetname yapabilmektedir. Dolayısıyla bu her iki sözleşmeyle, murisin iradesiyle, onun mallarının gelecekte nasıl dağıtılması gerektiği belirlenmektedir.
Ölüme bağlı tasarruflar nelerdir?
Bu tasarruflar, murisin, öldükten sonra sonuç doğurmasını ve mallarını istediği gibi dağıtmasını amaçladığı hukuksal işlemlerdir. Murisin her türlü isteği ölüme bağlı tasarruf olarak yapılabilir. Fakat, ölüme bağlı tasarruflar yapıldıklarında değil, mirasbırakanın ölümünün ardından sonuç doğuracaktır.
Ölüme bağlı tasarruflar iki türlüdür. Bunlar ya vasiyetname ya da miras sözleşmesi şeklinde yapılabilir. Vasiyetnameyle tek yanlı olarak tasarruf yapılırken, miras sözleşmesi iki taraflıdır. Muris, vasiyetname ya da miras belgesiyle, saklı paylar dışındaki mallarını ölümünden sonra istediği gibi dağıtılacak şekilde tasarrufta bulunabilir.
 
Ölüme bağlı tasarruflar nasıl yapılabilir?
Ölüme bağlı tasarruflardan çoğu hem vasiyetname hem de miras sözleşmesiyle yapılabilmektedir. Ancak, bu tasarrufların bazılarının tek taraflı hukuksal niteliği bulunmaktadır. Bu tasarruflar mirasbırakanın tek taraflı iradesiyle gerçekleşebilmektedir. Ölüme bağlı tasarruflardan bazıları ise sözleşme olarak yapılması gerekmektedir. Bu nedenle bunların miras sözleşmesiyle yapılması zorunludur.
 
Miras sözleşmesi nedir ve niçin yapılır?
Miras sözleşmesi, ölüme bağlı tasarruflar arasında bulunan hukuksal bir işlemdir. Bir kimse miras sözleşmesiyle sahip olduğu mallarının bazılarını ya da tümünü belli kimselere verilmesini istemektedir. Mirasbırakan, bu mallarını miras sözleşmesi yaparak, ölümü sonrasında belirli şartlar altında verilmesini istemektedir. Dolayısıyla bu sözleşme, bir kimsenin ölümünden sonra geçerli olacak şekilde, o kişi daha hayattayken yapılan bir sözleşmedir. Miras sözleşmesiyle mal bırakılan kimse, mirasbırakanın mirasçısı ya da mirasçı olmayan üçüncü bir kimse olabilir.
Mirasbırakanın, miras sözleşmesini yapmasında, kendisi öldükten sonra mirasçıları arsında miras kavgalarını önleme, mallarının adaletli ve istediği şekilde dağıtılmasını sağlama ve belli mallarının ölmeden önce istediği kimselere geçmesinin sağlanması gibi amaçları bulunmaktadır.
 
Miras sözleşmesi ile vasiyetnamenin farkları nelerdir?
Muris, vasiyetname ve miras sözleşmesiyle, ölümünün ardından malvarlığının paylaşımını sağlamaktadır. Vasiyetname yapabilmek için 15 yaşın doldurulması ve ayırt etme gücüne sahip olmak yeterlidir. Miras sözleşmesi yapmak için tam ehliyetli olmak gerekir. Dolayısıyla murisin, ayırt etme gücünün olması, ergin olması ve kısıtlı olmaması gerekmektedir. Miras sözleşmesi yalnızca noterde yazılı şekilde yapılabilirken, vasiyetname, resmi ya da el yazısıyla yapılabilir.
Vasiyetname, mirasbırakan tarafından tek başına yapılabilen bir tasarruftur. Miras sözleşmesi ise mirasbırakanın tek taraflı ya da bir başkasıyla sözleşme yapması halinde olmaktadır. Miras sözleşmesinde karşı taraf bulunmaktadır, ancak her zaman bu tarafın lehinde bir sözleşme yapılmamaktadır. Sözleşmenin karşı tarafı bulunmakta ancak başka birisi lehinde bir tasarruf da yapılmış olabilir. Miras sözleşmesi, vasiyetname karşısında bağlayıcıdır ve sözleşmeye uyulması gerekmektedir. Ancak, vasiyetname esnek şekil koşulu olması nedeniyle kolay iptal edilebilmektedir. Miras sözleşmenin iptali ise belirli koşullar altında mümkün olmaktadır.
Vasiyetnamenin değiştirilmesi ya da iptali çok daha kolaydır. Bir kimse isteğinde vasiyetnamesini değiştirebilir ya da iptal edebilir. Fakat miras sözleşmesi tarafların anlaşarak yapılabildiği için değiştirilmesi ve iptali zordur. Çünkü burada tarafların her ikisinin rızasının alınması, bazı sınırlı durumlarda tek taraflı iptali mümkündür.
 
Mirasbırakan istediği şekilde miras sözleşmesi yapabilir mi?
Miras sözleşmesiyle, halen hayatta olan bir kimse, ölümü sonrasında, belli bir kişiye belli koşullarda mallarının nasıl dağıtılacağı düzenlenmektedir. Bu sözleşme bir hukuk sözleşmesi olup, muris bununla belli mallarını önceden belirlediği kimselere vermektedir.
Mirasbırakan, mirasçısı ya da başka bir kimseyle aralarında ölüme bağlı bir işlem olarak miras sözleşmesi yapabilir. Ancak, mirasbırakan istediği şekilde bir miras sözleşmesi yapamaz. Buna göre miras sözleşmesi;
⦁    Resmi şekilde yapılmalıdır. Sözleşmenin tarafları, sözleşmede yer almasını istedikleri hususları, noter önünde yazılı olarak bildirmelidir. Aksi halde, şekil koşuluna uyulmayan bu sözleşme geçerli olmayacaktır.
⦁    Hukuk ve ahlaka aykırı bir miras sözleşmesi yapamaz.
⦁    Sözleşme, saklı pay kurallarıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, saklı pay sahibi mirasçıların bu paylarını aşacak şekilde bir sözleşme yapılamaz.
 
Miras sözleşmesinin türleri nelerdir?
Muris, tercihleri ve amaçlarına göre miras sözleşmesini farklı şekillerde yapabilmektedir. TMK’ da miras sözleşmesinin iki türü olduğu belirtilmiştir. Bunlar olumlu miras sözleşmesi ve olumsuz miras sözleşmesidir.
Olumlu miras sözleşmesiyle muris;
⦁    Sözleşme yaptığı kişiyi mirasçı olarak atayabilir.
⦁    Sözleşmeyi yaptığı kişiye belli mallar bırakabilir.
⦁    Sözleşme yaptığı kişiyle, üçüncü bir kişiyi mirasçısı olarak atayabilir.
⦁    Sözleşmeyi yaptığı kişiyle, üçüncü bir kişiye belli mallar bırakabilir.
Olusuz miras sözleşmesi, mirastan feragat sözleşmesidir. Mirasbırakan, mirasçılarından birisiyle karşılıksız veya karşılıklı, mirastan feragat sözleşmesi yapabilmektedir. Feragat eden mirasçının, mirasçılık sıfatı kalkmaktadır.
Miras sözleşmesi, tek ve iki taraflı miras sözleşmesi olarak ya da sağlararası borç altına sokup sokmadığına göre de ivazlı ve ivazsız şeklinde türlere ayrılmaktadır. Mirasbırakan tek başına ölüme bağlı tasarrufla bir kimseyle anlaşma yapması halinde tek taraflı miras sözleşmesi yapılmış olur. Buna göre muris, anlaşmanın diğer tarafını ya da üçüncü bir kimseyi mirasçı atar ya da belli mallarını ona vasiyet edebilir. Burada muris tek taraflı iradesiyle bu tasarrufu gerçekleştirmektedir. Ancak, sözleşmenin diğer tarafındaki kimse, murisin bu tasarrufunu kabul ederek sorumluluk altına girebilir ya da bu kabulünden sonra belirli bir ücret ödeme taahhüdü altına girebilir. Böylece, sözleşmenin diğer tarafının, ödeme taahhüdüyle, miras sözleşmesi ivazlı hale gelmektedir
 
Miras sözleşmesiyle hangi ölüme bağlı tasarruflar yapılabilir?
Muris, miras sözleşmesiyle;
⦁    Mirasçı atayabilir, mirasçı olarak atanan kimse aile bağı olan ya da olmayan birisi olabilir. Sadece saklı payın dışına çıkılmaması yeterlidir.
⦁    Mirasçısı ya da üçüncü bir şahsa belli mallarının kalmasını vasiyet edebilir.
⦁    Koşul ve yükümlülükler yükleyebilir.
⦁    Yedek mirasçı belirleyebilir.
⦁    Artmirasçı belirleyebilir.
⦁    Vakıf kurabilir. Bu işlem bağlayıcı olmayıp murisin tek yanlı iradesiyle bundan dönebilmesi mümkündür.
⦁    Mirasçının mirasçılıktan çıkarılması sağlanabilir. Bu da bağlayıcı olmayıp murisin tek yanlı iradesiyle bundan her zaman dönebilmesi mümkündür. Böylece bir kimse daha önce mirasçılıktan çıkarılmış osa dahi yeniden mirasçı olarak kalmaya devam edecektir.
Muris, miras sözleşmesiyle kimi isterse onu mirasçı olarak belirleyebilir ve başka bir ölüme bağlı tasarruf yapabilir. Fakat, murisin altsoyu, anne-babası ya da eşi gibi kanuni mirasçısı mevcutsa, muris yalnızca bu kimselerin saklı payına karışamayacaktır. Saklı paya zarar vermemek kaydıyla malları üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunabilir. Şayet hiç saklı pay sahibi yoksa, muris tüm malvarlığını istediği şekilde dağıtabilecektir.
 
Miras sözleşmesi ortadan kaldırılabilir mi?
Miras sözleşmesi, mirasbırakan ve mirasçı/üçüncü bir kimse arasında yapılabilir. Sözleşme, mirasbırakanın ölümünden sonra sonuçlarını doğuracağından ölüme bağlı tasarruf olarak adlandırılmaktadır. Mirasbırakan, yaptığı sözleşmeyle, mirasın tümü ya da bir kısmını sözleşmenin karşı tarafında bulunan kişiye yahut üçüncü bir kişiye bırakma yükümlülüğüne girecektir.
Mirasbırakan ölmeden önce, mallarına ilişkin isteği şekilde tasarrufta bulunabilir, fakat sözleşmedeki yükümlülüğüne aykırı şekilde başka işlemler yaptığında bunlara itiraz edilebilecektir. Diğer bir deyişle mirasbırakan birden fazla kimseyle miras sözleşmesi yapabilir. Fakat, mirasbırakanın miras sözleşmelerinin birbiriyle bağdaşması gerektiğinden, mirasbırakanın yaptığı ölüme bağlı tasarruflar ile bağışlarına karşı itirazda bulunulabilecektir.
 
Miras sözleşmesi nasıl ortadan kaldırılabilir?
Bu sözleşmesinin yapılmasının ardından, belli sebepler varsa, ortadan kaldırılabilmektedir. Sözleşmenin ortadan kaldırılması, miras sözleşmesiyle, başka yeni bir sözleşme ya da vasiyetnameyle, sözleşmeden dönmeyle gerçekleşebilir.
Taraflar yazılı bir anlaşma yaparak, miras sözleşmesini her zaman ortadan kaldırabilir. Mirasbırakan da bazı sınırlı durumlarda tek taraflı iradesiyle miras sözleşmesini ortadan kaldırabilir.  Miras sözleşmesiyle bir kimse mirasçı olarak tayin edilmiş ya da kendine belirli bir mal bırakılmış olabilir. Bu kişinin sözleşmenin yapılmasından sonra mirasbırakana yönelik, mirasçılıktan çıkarma nedeni sayılan bir davranışı olabilir. Bu şekilde bir davranış karşısında mirasbırakanın tek taraflı olarak sözleşmeyi ortadan kaldırabilmesi mümkün olacaktır. Sözgelimi, miras sözleşmesiyle mirasçı tayin edilen kimse, sözleşme yapıldıktan sonra, mirasbırakanı yaralamış, hakaret etmiş olabilir. Bu kişinin mirasbırakana karşı davranışları onun mirasçılıktan çıkarılma nedeni sayılacaktır. Bu nedenle mirasbırakan, tek taraflı olarak miras sözleşmesini ortadan kaldırabilecektir.
Miras sözleşmesine göre, sağlararası edimleri isteyebilen kişi, bu edimler sözleşmede belirtilen şekilde yerine getirilmezse ya da güvenceye bağlanmazsa, sözleşmeden dönebilecektir. Sözgelimi, ivazlı bir miras sözleşmesi yapılmışsa ve karşı taraf bedeli ödememişse tek taraflı olarak sözleşmeden dönülebilecektir.
Muris eşiyle miras sözleşmesi yapmışsa ve daha sonra boşanmışlarsa, sözleşme kendiliğinden hükümsüz hale gelecektir. Bunun için herhangi bir işlem yapılması gerekmemektedir. Aynı şekilde, kendisi lehine miras sözleşmesi yapılan kimse, muristen önce ölmüşse, sözleşme sonuç doğurmayacaktır.
 
Miras sözleşmesinin iptali nasıl sağlanabilir?
Muris ve sözleşmenin diğer tarafının, miras sözleşmesi yaparken tam fiil ehliyetine sahip olması gereklidir. Yoksa, ehliyetsizlikten dolayı sözleşmenin iptali söz konusu olacaktır. Tarafların herhangi birisi ya da ikisinin de ehliyetsiz olması, sözleşmeyi kendiliğinden hükümsüz kılmamaktadır. Ancak, sözleşmenin hüküm doğurması istenmiyorsa, iptal davasının açılması gerekecektir.
Murisin, sözleşmeye aykırı şekilde farklı bir ölüme bağlı tasarruf ve bağışlama yapması da mümkündür. Ancak bu durumlar sözleşmenin iptali sebebidir. Bu durumda, muris öldükten sonra dava açılmalıdır. Muris daha hayattayken bu konuda bir iptal davası açılması mümkün olmayacaktır.
İrade sakatlığı hali varsa miras sözleşmesi iptal edilebilecektir. Miras sözleşmesi yapılırken bir kimsenin iradesi etki altında kalmış ya da sakatlanmışsa, sözleşmenin iptali gerçekleşebilir. Bu sakatlıklar hata, hile ya da korkutma şeklinde ortaya çıkabilir. Sözgelimi, sözleşme yanıltıcı beyanlar üzerine ya da tehditle kurulmuş olabilir. Bu durumda, murisin ya da sözleşmenin karşı tarafının iradesinin sakatlandığı söylenebilirse, sözleşme iptal edilebilecektir. Bunun yanı sıra, murise önemli konularda doğru olmayan bilgilerin verilmesi ya da eksik ve hatalı bilgilerin verilmesi sonucu sözleşme yaptığı hallerde, iradesinin sakatlanması nedeniyle sözleşme iptal edilebilecektir. Bu durumlarda, sözleşmenin iptali, mirasbırakan daha ölmeden gerçekleşebilir.
 
Miras sözleşmesinin iptali davasını kimler ve ne zaman açabilir?
Miras sözleşmesinin iptali davası, hukuk, ahlak ve kamusal düzene aykırı olan bir sözleşmenin bulunması halinde, hakkına zarar verilen ya da bunda menfaati olan herkes tarafından açılabilir. Bu dava, miras sözleşmesinin yukarıda sayılan iptal sebeplerinin bulunması halinde açılabilecektir.
Miras sözleşmesinin iptali davası, kişinin kendisinin hak sahibi olduğunu, ölüme bağlı tasarruf ve iptal nedenini öğrenmesi üzerine 1 yıl içerisinde açılmalıdır. Fakat, iptal nedenlerinin muris hayattayken öğrenilmiş olması durumunda mirasbırakanın ölümü üzerine 1 yıl içerisinde dava açılmalıdır. Ancak, 10 yıl içerisinde iptal sebepleri öğrenilmemişse ve davalı iyiniyetliyse dava açma hakkı düşecektir. Diğer taraftan, ikinci durumda davalının kötüniyetli olması halinde, iptal nedenlerini öğrenme tarihinden itibaren 20 yıl içerisinde dava açılmalıdır. Aksi halde, dava açma hakkı düşecektir.
Bu davayı, miras sözleşmesinin ortadan kaldırılmasında hukuki menfaatleri bulunan mirasçılar ya da kendilerine belirli mallar bırakılan kimselerdir.  Miras sözleşmesinin hükümleri mirasbırakanın ölümü sonrasında uygulanabilmektedir. Bu nedenle, miras sözleşmesinin iptali davası ancak mirasbırakan öldükten sonra açılabilir. Aynı şekilde, mirasbırakan ölmedikçe, miras sözleşmesiyle tayin edilen mirasçılık sıfatı da kazanılamayacaktır.


WhatsApp
Hemen Ara