

İdare, vergi alacaklarını güvenceye almak için çeşitli uygulamalar yapmaktadır. Özel esaslar kod listesine alma da bu uygulamalardan birisidir. İdare bu uygulamasını, Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliğinin düzenlemelerine dayandırmaktadır. Bu uygulama, vergi kaçırılması ya da kaybını önlemek adına, dayanağını Anayasa ya da kanundan almayan bir işlemdir. İdare özellikle sahte fatura düzenlenmesi ve kullanılmasını önlemek adına vergi mükelleflerini özel esaslar kod listesine almaktadır. Mükellefler böylece maliyenin kara listesine girmektedir. Özel esaslar listesinde yer alanların da her türlü vergiye dayalı işlemi sıkı prosedürlere bağlanmaktadır.
Özel Esaslar Kod Listesine Alma Nedir?
Vergi idaresince mükellefin vergi kaçırma gibi olumsuz bir davranışı karşısında bir liste hazırlanmaktadır. Uygulama “hakkında olumsuz tespitler yapılan mükellefler listesine alınma” şeklinde ifade edilmektedir. Bu uygulama mükelleflerce “Kod’a alınma” olarak bilinmektedir. Mükellefler bu kod listesinde yer alması üzerine buna karşı hukuki yollar aramaktadır. Vergi idaresinin listesinde hakkında inceleme yapılan ve rapor hazırlanan mükellefler bulunmaktadır. Bu listede yer alan kişiler, vergi denetim elemanlarınca düzenlenen form neticesinde kara listeye dahil edilmektedir.
Haklarında olumsuz tespit yapılan ve ticari hayatın içerisinde yer alan mükellefler özel esaslara alınma tehdidi altında kalmaktadır. Böylece mükelleflerin ticari hayatı olumsuz etkilenmekte ve hakkında koda alma işlemi yapıldığında ticari hayatı sona erebilmektedir. Bu da çalışma özgürlüğü ve verginin kanuniliğini düzenleyen Anayasaya aykırı bir uygulamadır.
Hangi Durumlarda Özel Esaslar Kod Listesine Alma İşlemi Yapılır?
Vergi mükelleflerinin alındığı kod listelerinden bazıları aşağıdaki şekildedir.
⦁ Kod-1: Tespit edilmesi halinde sahte ya da muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler ve bunların ortakları ve kanuni temsilcileri tarafından kurulan ya da ortak olunan şirketler.
⦁ Kod-2: Tespit edilmesi halinde sahte ya da muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgeyi kullananlar.
⦁ Kod-3: Tespit edilmesi halinde sahte ya da muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanan vergi mükelleflerinin ortak ya da kanuni temsilcileri.
⦁ Kod-4: Belge bastırdığında bunu zayi ettiğini, çaldırdığını ya da kaybettiğini bildiren mükellefler.
Hangi Mükellefler Özel Esaslar Kod Listesine Alınır?
Özel esaslar kod listesine alma işlemi vergi kaçakçılığının önüne geçmek adına uygulanmakta ancak hukuka aykırı bir işlem özelliği göstermektedir. Aşağıdaki fiilleri işleyenler bu kapsamda değerlendirilmektedir.
⦁ Sahte ya da yanıltıcı fatura düzenleyen ve kullananlar.
⦁ Naylon fatura ticareti yapanlar.
⦁ Defterlerini kaybedenler ya da ibraz etmeyenler.
⦁ Adresinde bulunamayanlar.
⦁ Vergi beyannamesini vermeyenler.
⦁ İşçi sayısı, makine teçhizatı ve işyeri durumu bakımından yetersizliğine karşın KDV matrahını yüksek beyan edenler.
⦁ KDV yönünden haklarında ihtiyati tahakkuk ya da ihtiyati haciz uygulananlar.
⦁ Haklarında bir olumsuzluk olmamasına karşın, özel esaslara tabi tutulan mükelleflerden mal ya da hizmet satın alanlar.
⦁ Özel esaslara tabi mükelleflere mal tesliminde ya da hizmet ifasında bulunanlardan kendileri hakkında bir olumsuzluk bulunmasa da sahte ya da muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler.
Özel Esaslar Kod Listesine Alma İşlemi Hukuki midir?
Mükelleflerin kara listeye alınmasının yasada herhangi bir karşılığı bulunmamaktadır. Anayasa’da çalışma ve sözleşme özgürlüğü 48/2. fıkrada düzenlenmiştir. Anayasa’da ayrıca 49/2. fıkrada çalışma hakkı ve ödevine yer verilmiştir. Bu kapsamda devletin çalışma barışını sağlama adına özel teşebbüslerinin güvenlik ve kararlılık içerisinde çalışmasını sağlayacak tedbirler alması gerekmektedir.
Diğer taraftan Anayasa’nın 73/2. fıkrasında verginin kanuniliği ilkesi düzenlenmiştir. Buna göre vergi ödevleri ancak kanunla konulabilir, değiştirilebilir ya da kaldırılabilir. Buna göre vergi idarelerince kanunda yer almayan bir uygulama tebliğ ve genelge gibi düzenleyici işlemlerle yapılamaz. Bu nedenle mükelleflerin kanunda yer almayan bir uygulamayla vergilendirilmesine ilişkin işlem yapılması verginin kanuniliği ilkesine açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
Devlet çalışma hayatını ilgilendiren düzenlemeler yapmalı ve bununla ilgili tedbirler almalıdır. Diğer taraftan çalışanlar açısından çalışma özgürlüğünün sağlanması devletin yükümlülüğündedir. Vergi konularında devletin, çalışma hayatının bir parçası olan vergi, resim, harç ve benzer mali yükümlülüklere ilişkin düzenlemelerini kanunla yapması gerekmektedir.
Anayasada devletin vergi konularında yasal düzenleme yapması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle mükelleflerin kara listeye alınması konusunda bir kanun olmadığından idarenin tek başına böyle bir uygulama yapması yasal değildir. Çünkü idare, vergi kaçırmayı ya da vergi kaybını önlemek için bir kanun olmamasına rağmen bazı hak ve yükümlülükler getirmekte ve çalışma hayatında değişiklikler yapmaktadır.
Anayasa ya da kanunlarda idarenin vergi mükelleflerini özel esaslar kod listesine alabileceği yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle idare kişi hak ve hürriyetlerini ihlal etmektedir. Dolayısıyla vergi idaresi tarafından hukuki olmayan bir kara liste çıkarılması açık bir şekilde hukuka aykırıdır.
Vergi Mükellefleri Özel Esaslar Kod Listesine Alınırsa Ne Yapmalıdır?
Bu durumda mükellefin yapabileceği iki aksiyon bulunmaktadır. Bunlardan birisi idari itiraz yoluna başvurmaktır. İdari itirazın reddine karar verilirse dava açabilir.
Diğer bir yol ise doğrudan kara listeye alınması üzerine dava açmasıdır. Bir vergi işlemi olması ve davanın mükellefinin vergi yükümlülüğünü doğrudan etkilemesi nedeniyle, vergi mahkemesinde açılması gerekmektedir.
Davayı görmekle görevli mahkeme, mükellef hakkında özel esaslar kod listesine alma işlemi yapan vergi idaresinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.
Özel Esaslar Kod Listesine Alma İşlemi Hakkında İptal Davası Açılabilir mi?
Mükellefin özel esaslara alınması sonucunda menfaatlerin doğrudan etkilenmektedir. Bu uygulama, yalnızca idarenin bir tespit işlemi olmayıp mükellefin vergi idaresine karşı statüsünü değiştiren, onun ticari ilişkilerine ve itibarına zarar veren bir işlemdir. Böylece mükellefler bu işlemden doğrudan etkilenmektedir. Vergi mahkemeleri özel esaslar listesine alma işleminin kesin ve icrai niteliğinin bulunduğunu belirtmektedir. Çünkü bu işlem, mükelleflerin menfaatlerini doğrudan etkilemekte, hak ve yükümlülüklerini değiştirmekte, yenilik yaratmaktadır. Böylece vergi mükellefi kod listesine alındığında bu işlemin iptalini vergi mahkemesinde isteyebilir.
Özel Esaslar Kod Listesine Alma İşlemi Nedeniyle Avukat Gerekli mi?
Anayasa ya da kanunla düzenlenmeyen ve vergi idaresince tek yanlı olarak alınan bir karar dolayısıyla mükellef yargı yoluna gidebilir. Vergi mahkemesine, işlemin yapılması üzerine 30 gün içerisinde açılması gerekmektedir. Dava, işlemi gerçekleştiren vergi idaresi aleyhinde açılmalıdır. Kod listesine alınma işlemine karşı iptal davası duruşmasız olarak yani dosya üzerinden yapılmaktadır.
Koda alınma işleminin uygulanması halinde mükellef açısından telafisi güç ya da imkansız zararlar doğurması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırılık teşkil etmesi nedeniyle yürütmenin durdurulması talebinde bulunulmalıdır. Bu nedenle mükellef, kara listeye alınınca açacağı davada, dava dilekçesiyle ya da ayrı bir dilekçeyle, yürütmenin durdurulmasını da talep etmelidir. Çünkü, anayasa ve kanuna açıkça aykırı olan bir listeye girilmesi hukuka aykırıdır. Dolayısıyla dava sonucunun beklenmesi mağduriyeti daha fazla arttıracaktır.
Bu nedenlerle, mükellefin açacağı davanın hukuksal zeminde ele alınması, bir avukat tarafından analiz edilerek doğru bir savunma hazırlanması gerekmektedir. Davanın, koda alınma işlemi nedeniyle, mükellefin ticari yaşamının olumsuz etkilenebileceği ya da bitebileceği, uygulamanın kanun ve Anayasaya aykırılığı yönünde bir gerekçeye dayandırılması oldukça önemlidir. Dolayısıyla özel esaslar kod listesine alma işlemine tabi tutulan mükellefin bir avukat yardımından istifade etmesi kendi yararına olacaktır.