ZİNA/ ALDATMA NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI – İSPAT – DELİLLERİ

Bir kimse evli olduğu halde, eşi dışındaki bir kişiyle cinsel arzularını tatmin ederse zina fiilini işlemiş olur. Daha önceki yazılarımızda ifade ettiğimiz gibi boşanma nedenleri genel ve özel nedenler olarak iki türlüdür. Zina fiili özel bir boşanma nedenidir. Bir de aldatma fiili vardır ki zinaya varmayan eylemler bu gruba girmektedir. Aldatma ise genel bir boşanma sebebidir. Boşanma nedenleri konusundaki diğer makalemizi inceleyebilirsiniz. Bu makalede boşanmada aldatma delilleri, aldatma nedeniyle boşanmada ispat, zina nasıl ispatlanır, aldatma nasıl ispatlanır konuları üzerinde duracağız.
Bir eşin, başka bir kimsenin dudağından öpmesi, sarılma ve hatta bedenine dokunması halinde aldatma fiili söz konusudur. Aldatma ile zina fiilleri birbirinden farklıdır. Öpüşme, sarılma ve bedensel temas halinde diğer eş, kendisini aldatan eşinin haysiyetsiz yaşamından dolayı boşanma davası açma hakkı vardır.
Evlilik sırasında başka bir kimseyle cinsel yolla birleşme olduğunda karinelerden yola çıkarak zina fiilin ispat etmek mümkün olacaktır. Söz gelimi bir erkeğin, karısından başka bir kadınla, aynı motelde geceyi baş başa geçirmesi zina yaptıklarını gösterecektir.
Eşlerin birisi evlilikte eşinden başka birisiyle ilişki yaşadığında aldatma gerçekleşmiş olacaktır. Diğer eş, TMK md. 161 uyarınca bu durumda aile mahkemesinde aldatma nedeniyle boşanma davası açar.

1. ZİNAYA DAYALI BOŞANMA DAVASININ ŞARTLARI
Evli birisi, eşinin zinasından şüphe duyduğunda zinaya dayalı boşanma davasını 4 şartla açar. Bu şartlar şunlardır;
 
⦁    Eşlerden birisinin eşinden başka birisiyle cinsel ilişki yaşaması gerekir.
⦁    Zinayı evli olduğu sırada işlemesi gerekir.
⦁    Diğer eşin, aldatan eşini affetmemiş olması gerekmektedir.
⦁    Zinaya dayalı davanın, zinayı öğrenmesi üzerine 6 ay içerisinde açması gerekmektedir.

1.1. ALDATMA/ZİNANIN EVLİLİK BİRLİĞİNDE GERÇEKLEŞMESİ GEREKİR
Yukarıdaki koşullardan ilkine göre zinaya dayalı boşanma davası için zinanın evliyken gerçekleşmesi gerekir. Yani mevcut bir evlilik birliği yoksa zinaya dayalı bir boşanmada davası da olmayacaktır. Eşler, evlilik öncesi ya da boşanma kararının kesinleşmesi sonrası gerçekleşen zina fiili nedeniyle bu davayı açamaz. Dolayısıyla eşlerin henüz nişanlıyken, sevgiliyken başka bir kimseyle zina fiili söz konusu ise, diğer taraf bunu evlendikten sonra öğrenmişse zinaya dayalı boşanma davası açamayacaktır.
Evli çiftlerin birbirine karşı sadakat yükümlülüğü evlilik birliği boyunca, devam edecektir. Boşanma davası sırasında, hatta hâkim karar verdikten sonra karar henüz kesinleşmemişse, sadakat yükümlülüğü devam eder. Dolayısıyla hâkimin boşanma kararı sonrası dosya temyiz aşamasında dahi olsa, eşlerin aldatma ya da zina fiilini işlemeleri dolayısıyla zina boşanmada gerekçe olacaktır. Mahkemenin verdiği boşanma kararı kesinleşince gerçekleşen zina fiilleri ise, boşanmaya gerekçe olmayacaktır.
Evlilik birliği içerisinde gerçekleşen zina/aldatma nedeniyle, aldatılan eşin elinde boşanmada aldatma delilleri olarak kullanabileceği ispat araçları varsa, mahkeme davasını kabul edecektir.

1.2. EŞ DIŞINDA KARŞI CİNS BİRİSİYLE CİNSEL İLİŞKİ OLMALI
Zina fiili nedeniyle eşlerin boşanma davası açabilmesi için, diğer eşin başka birisiyle zina yapması gerekmektedir. Eşlerin yalnızca bir kez dahi zina fiilini işlemesi bu dava için yeterlidir. Yani zinanın sürekli olması ya da yaşam biçimi haline gelmesi şartı yoktur.
Zinaya dayalı boşanma davası için eşin, karşı cinsten birisiyle zina fiilini işlemesi gerekir. Yani, kişinin kendi cinsinden birisiyle zinası, zinaya dayalı boşanma davası için yeterli değildir.
Şu unutulmamalıdır ki evli bir kimsenin, karşı cinsten birisinin tecavüzüne uğraması durumunda zinaya dayalı boşanma davası söz konusu olmayacaktır. Çünkü bu olayda evli kişinin kusuru bulunmamaktadır.

1.3. EŞİN, ZİNA NEDENİYLE EŞİNİ AFFETMEMİŞ OLMASI GEREKİR
Eğer bir kimse, eşinin karşı cinsten birisiyle cinsel ilişkisini öğrenmiş ve affetmişse, artık zinaya dayalı boşanma davası açamayacaktır. Dolayısıyla affetme, zinaya dayalı boşanma davasının önünde bir engeldir.
Bir kimsenin zinayı affetmesi sözlü ya da yazılı olması mümkündür. Dolayısıyla eşin zina fiili işleyen eşine karşı davranışlarıyla da af söz konusu olur. Söz gelimi eşinin zinasını öğrenen bir kimse, eşine mesaj yazarak “bir halt ettin, ancak evine dönmeni istiyorum, seni çok seviyorum” gibi sözler yazdığında, onu affetmiş olacaktır. Dolayısıyla boşanmada aldatma delilleri varsa ve bu tür ifadeler kullanarak eşini affettiği açıksa, artık zinaya/aldatmaya dayalı boşanma davası açamayacaktır.

1.4. DİĞER EŞ, ZİNA YAPAN EŞİNİ NE ZAMAN AFFETMİŞ SAYILIR – AFFETMENİN İSPATI
Bir kimsenin zina fiilini işlemesi halinde, diğer eşin onu çeşitli şekillerde affetmesi mümkündür. Eş, zina yapan eşini affettiği durumlarda ise artık zinaya dayalı boşanma davası açamayacaktır. Söz gelimi, bir kimse eşinin zina yaptığını öğrendi ve birlikte ortak konutta kalmaya devam etti. Bu durumda eşin, zina yapan eşini affettiği açıktır. Başvuracağı boşanmada aldatma delilleri varsa ve affetmişse, artık aldatmaya/zinaya dayalı  boşanma yoluna gidemeyecektir.
Bunun yanı sıra mahkeme aşağıdaki davranışları af kapsamında kabul eder ve zina yapan eş açısından ispat sayar. Bunlar;
 
⦁    Eşlerin, zina sonrası birlikte uzun bir süre aynı yerde yaşamaları.
⦁    Eşin, zinayı öğrenmesine karşın birlikte tatile çıkmaları.
⦁    Eşlerin çektikleri fotoğraflarda birlikte samimi anları paylaşmaları.
⦁    Eşlerin video kayıtlarından birlikte eğlenceli zamanlar geçirdiklerinin anlaşılması.
 
Bir kimse, eşinin karşı cinsten birisiyle video kayıtlarına sahipse ve eşini bu kayıtlarla şantaj yapmışsa ve birlikte kalmaya devam etmişlerse, artık zinaya dayalı boşanma davası açamaz. Şayet bir kimse eşine görüntülerle şantaj yapmışsa ve bu mahkemeye yansımışsa mahkeme, soruşturma dosyasından, bu şantajın tarihini soracaktır. Böyle bir durumda, kişiler birlikte yaşamaya devam etmişse, artık zinaya dayalı boşanma söz konusu olmayacaktır. Çünkü eşinin zinasını öğrenen kişi, bunu bir şantaj olarak kullanmış, soruşturmaya konu etmiş fakat birlikte yaşamaya devam etmiş. Dolayısıyla eşini affetmiş olacaktır.

1.5. YARGITAY KARARLARINDA BOŞANMADA ALDATMA DELİLLERİ 
Zinayı ispat etmek diğer eş açısından oldukça zordur. Yargıtay’a göre zinanın ispatı için bazı karinelerin olması gerekir. Söz gelimi evli bir kimse, eşinden başka birisiyle aynı otelde geceyi geçirirse ya da aynı evi paylaşırsa mahkeme bu kişilerin zina fiilini işlediklerini kabul edecektir.
Bir kadın yalnızca olduğu sırada, eşinden başka birisini eve aldığında zina fiilini işlediğini kabul edeceğiz. Bu durumda mahkeme evli birisinin başkasıyla baş başa bir yerde vakit geçirdiğinde, zinaya dayalı boşanmaya karar verir.
Eşlerin birisi, sürekli olarak bir başka kimseyle yaşaması durumunda zinanın varlığı mevcuttur. Evli bir kadının, eşinden başka birisiyle aynı ortamda olması zinanın varlığına kanıttır. Bu durumda zina fiilini görmesek dahi zinanın vücut bulduğunu kesin olarak söyleyeceğiz.
Eşlerin evlilikleri sırasında uzun telefon görüşmeleri yapması, başka birisine sarılması, başkasıyla şaka yollu yakın temas kurması zinayı göstermez. Hatta bir başkasıyla dudak dudağa öpüşme halinde aldatma fiili gerçekleşmiş olsa da zinanın varlığını ispat etmeyecektir. Ancak mahkeme bu durumları eşlerin birbirine karşı güven sarsıcı davranışı görür ve boşanma sebebi sayar. Dolayısıyla bu fiiller nedeniyle zinaya dayalı boşanma olmaz, fakat güven sarsıcı eylemi nedeniyle yine boşanma sebebi sayarak karşı tarafa kusur yükler. Bu durumda genel bir boşanma sebebi olarak çekişmeli boşanma davası olur.
Bir kimsenin birlikte çalıştığı karşı cinsten birisiyle telefon görüşmesi ya da mesajlaşmasının olması, aracına binmesi zinayı gösteren deliller değildir.

1.6. ZİNAYA DAYALI BOŞANMA DAVASINI AÇMA SÜRESİ
Bir kimsenin, eşinin zinasını öğrenmesi üzerine 6 ay içerisinde mahkemeye başvurması gerekir. Eş, öğrenme tarihinden sonra davasını zinaya dayandırarak, mahkemeye müracaat edecektir. Bir kimsenin boşanma nedenini oldukça geç bir zamanda öğrenmesine karşın, bu durumda 5 yıllık zamanaşımı vardır. Mahkeme, öncelikle zinanın üzerinden 5 yıl geçip geçmediğine bakar. Bir kimsenin boşanmada aldatma delilleri olabilecek ispat araçları varsa, öğrenme tarihinden 6 ay içerisinde başvuru yapmalıdır. Ancak her halükarda bu süre zinadan itibaren 5 yılı geçemez. Yani aldatma nedeniyle boşanmada ispat sağlayacak delillerle mahkemeye süresinde gitmelidir.

1.7. ALDATMAYI/ZİNAYI İSPATA YARAR DELİLLER 
Bir kimse eşinin zina yaptığını öğrendikten sonra boşanma davası açmak isterse elinde delilleri olması gerekir. Bir zinayı ispat etmek için mahkeme bazı delilleri kabul edecektir. Bu delillerden bir kısmını aşağıda yazacağız. Bunlardan başka somut olaya göre başkaca deliller de mahkemede ispat görevi görecektir.
 
⦁    Telefon kayıtları, görüşmeler, mesaj içerikleri, whatsapp görüşmeleri,
⦁    Ses kaydı,
⦁    Uçak bileti, otel kaydı, güvenlik kamerası kaydı,
⦁    Banka hesap dökümü,
⦁    Kredi kartı hesap dökümü,
⦁    Fotoğraf, video,
⦁    Tanık anlatımları.
 
2. YARGITAY 'A GÖRE ZİNAYI GÖSTEREN KARİNELER
Yargıtay’a göre zinanın ispatı için bazı karineler yeterlidir. Söz gelimi evli bir kimse, eşinden başka birisiyle aynı otelde geceyi geçirirse ya da aynı evi paylaşırsa mahkeme bu kişilerin zina fiilini işlediklerini kabul edecektir.  Bunun yanı sıra bir kimsenin eşinden başka birisiyle çocuk sahibi olması, zinayı ispat edecektir.
Bir kimse, eşinin zina yaptığını kendisini aldattığını ses ya da görüntü kaydıyla çeşitli şekillerde ispat eder. Bunlardan bazıları;
 
⦁    Eşinin telefon görüşmelerinin ses kaydını yapmak,
⦁    Eşiyle telefon görüşmesini kameraya almak,
⦁    Eşinin, sevgilisiyle karşılıklı konuşmasını görüntüye almak.
 
Kişiler, eşinin kendisini aldatması/zinası halinde ses, görüntü ya da fotoğrafları delil olarak mahkemeye götürdüğünde bunlar yasak delil olmamalıdır. Aksi halde mahkeme delilleri kabul etmeyecek ve zinaya/aldatmaya dayalı boşanma söz konusu olmayacaktır.
Kayıt eğer aldatma/olgusunu ispat için alınmışsa, mahkeme bunları delil sayacaktır. Fakat, bir kimsenin eşinin aldatmasını/zinasını kanıtlamak için sistematik ve planlı bir şekilde ses ve görüntü kayıtları almışsa, mahkemeye göre bunlar yasak delil olacaktır. Söz gelimi aldatma fiilin öğrenen bir eş, eşinin aracına görüntülü ses kayıt cihazı koyarsa, eşinin başkalarıyla görüşmelerini ve görüntü kayıtlarını alırsa, bunlar boşanmada delil olacaktır. Fakat, eşinin telefonuna casus bir program kurarak, sürekli bir dinleme haline girerse ve böylece eşinin kendisini aldattığını öğrenirse, bu kayıtlar mahkemede işe yaramayacaktır. Burada dikkat edilmesi gerekli husus, bir kimsenin delil elde etmek amacıyla sistematik ve planlı bir delil toplama faaliyetine girişmemesidir. Aksi halde eşinin özel hayatına müdahale amacı taşıyan bu eylemi nedeniyle, zinaya / aldatmaya dayalı boşanma davasını kaybedecektir.
Bir kimse aldatma nedeniyle boşanmada ispat görevi görecek bir delille mahkemeye gittiğinde mahkeme bu delilleri inceleyecek ve hukuka uygun olup olmadığına bakacaktır.


WhatsApp
Hemen Ara